• İslam-Alevi İnanç Toplumu (IAGÖ) ve ilgili organlarına!

    İslam-Alevi İnanç Toplumu (IAGÖ) ve ilgili organlarına!

  • Ortak güç oluşturmayı çok önemsiyoruz!

    Ortak güç oluşturmayı çok önemsiyoruz!

  • Reina katliamını nefretle kınıyoruz!

    Reina katliamını nefretle kınıyoruz!

  • Hızır hepimizin yar ve yoldaşı olsun!

    Hızır hepimizin yar ve yoldaşı olsun!

  • Alevi Medyası susturulmaya çalışılıyor!

    Alevi Medyası susturulmaya çalışılıyor!

Alevilerin HDP ittifakı!

Aliekber Pektaş
Sevgili okuyucular,
Aleviler, HDP ittifakı, belli bir sürecin olgunluğa eriştiği noktada gerçekleşti. Avrupa alevi hareketi AABK Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, uzun süredir siyasal yaşama dâhil olmak ve Alevilerin sorunlarını biz zati, TBMM Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsünden dillendirilmesini gündemine almıştı.
7 Haziran 2015 genel parlamento seçimlerine yönelik olarak, Ocak 2015 de Danimarka’da bir araya gelen AABK genel konseyi, bir deklarasyon yayınlamıştır.
‘’Avrupa Alevi hareketi hiçbir siyasi oluşuma eklemlenmeden, kamuoyu tarafından bilinen talepler çerçevesinde ve eşit koşullarda oluşturulacak tüm demokratik ittifaklarda yer alacaktır. Alevi toplumunun rızasının alındığı, gerekli kurullarca değerlendirmelerin yapıldığı ve elde edilen bilgilerin şeffaf bir biçimde kamuoyuyla paylaşıldığı bir yöntemi doğru buluyoruz. Önümüzdeki dönemde yapılacak olan görüşmeler kapsamında en önemli kriterimiz; gözden uzak otel lobilerinde veya gizli toplantılar çerçevesinde kurumsal olmayan tüm görüşme taleplerini geri çevirmek olacaktır. Tabanımızın bilgisi ve rızası dâhilinde, toplumsal taleplerimiz seçim bildirgelerinde yer aldığı tüm demokratik oluşumlarla görüşmeye hazırız.‘’ AABK Ocak dek.
Deklarasyon’da, öne çıkan esas konu, 7 Haziran 2015 seçimlerinde Alevilerin taleplerini gündemine alan Partilerle ittifak yapılabileceği ayrıntılı olarak vurgulanmaktaydı.
Seçime katılan Partiler, HDP Halkların Demokratik Partisi ve CHP Cumhuriyet Halk Partisi ile ittifak kapısı sürekli olarak açık tutulmaya çalışıldı.
İlk planda, Halkların demokratik Partisi HDP, AABK genel merkezini ziyaret eden, ilk Parti oldu. HDP temsilcileri, Alevilerin tüm taleplerini ayrıntılı olarak, ‘ciddiyetle ele alacaklarını’ dile getirdiler. Avrupa Alevi hareketinin talepleri, şu noktalarda yoğunlaşmaktaydı.
1- Zorunlu din dersleri kaldırılsın.
2- Alevilik yasal statüye kavuşsun.
3- Diyanet kaldırılsın veya lağvedilsin. (Devlet dinden elini çekmelidir. Laik devletin dini olmaz.)
4- Alevilerin 1924 yılında çıkarılan, Tehvidi Tedrisat kanunu, ‘inkılâp yasaları’ adı altında, kapatılan ve gasp edilen, dergâh, tekke ve zaviyelerinin açılması ve mal varlıklarının geri iade edilmesi, Alevilerden özür dilenmesi.
HDP Halkların Demokratik Partisi, AABK tarafından ileri sürülen talepleri, hiçbir ön koşul olmadan seçim bildirgelerinde yer ‘vereceklerine’ dâhil beyanda bulunmuşlardır.
Avrupa Alevi hareketi ve AABK, HDP’nin tüm olumlu yaklaşımlarına rağmen, CHP ile yapılacak görüşmenin de, önemine dikkat çekerek, CHP heyetinin ziyareti beklendi. 13 Mart 2015 Cuma günü CHP genel başkan yardımcısı, Tekin Bingöl bir heyetle birlikte, AABK genel merkezini ziyaret etmiştir.
Görüşmede, AABK ve CHP heyetler olarak bir araya gelmiş ve toplantı heyetler arasında gerçekleşmiştir. CHP heyetinden Tekin Bingöl, Avrupa Alevi hareketinin ileri sürdüğü taleplere ilişkin, biz zati, Tekin Bingöl tarafından, ‘’eğer diyanet kaldırma gibi bir talep varsa, gündeme dahi getirmeyin’’ diyerek, baştan koşullanmış bir yaklaşıma sahipti.
Avrupa Alevi hareketi ve AABK’nın, olmazsa-olmaz taleplerinden, ‘diyanetin lağvedilmesi’ CHP heyeti tarafından, ‘kabul edilmez olarak algılanmaktaydı. CHP açısından, Dergâh, tekke, zaviyelerin açılması, gasp edilmiş Alevi taşınmazlarının geri iadesi, ‘inkılâp’ kanunlarının kaldırılması, asla kabul edilemeyecek bir konu olduğunu hatırlatmaya gerek dahi yok.
CHP heyeti, Avrupa Alevi hareketini, AABK’yı seçim sandıklarını koruyacak, ‘bekçiler’ olarak görmektedir.
CHP yöneticileri, Avrupa’daki, Alevilere kendilerine, tıpkı Türkiye de olduğu gibi, ‘‘arka bahçede yer tutan, Oy deposu’’ olarak yaklaşmaktadır.
Alevi adaylar konusunda, ‘’partimizde aleviler yer almaktadır’ diyerek, Alevileri, ‘konsolide’ etmiş gibi davranmaktaydılar.
Buna makabil, HDP Hakların demokratik Partisi, Aleviler için, kurumsal kimliklerini koruyarak, 3 yerden seçilebilecek sıralamalardan, kontejyan ayırmıştır. HDP Milletvekili adayları arasında, 150 civarında Alevi kökenli adaya yer verilmiştir.
CHP heyeti ile görüşmeden bir gün sonra, 14 Mart 2015 Cumartesi Frankfurt Alevi Kültür Merkezi Cem evi salonunda, yapılan AABK başkanlar divanı toplantısında, geniş kapsamlı toplantıdan sonra, alınan karar ve kanaat yoklaması, HDP ile seçim sürecinde ittifak yapmak, AKM başkanlarının ortak kararı olmuştur.
HDP ile seçim ittifakı, bu süreçlerden sonra gerçekleşebilmiştir. Buna paralel olarak, ülke zemininde örgütlü alevi hareketleriyle, PSADK Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri, Hubyar Sultan Dernekleri, Alevi Bektaşi Federasyonu, Hacı Bektaşi-ı Veli Anadolu Kültür Vakfı ve birçok Alevi kurumları ile görüş alışverişi düzeyinde ilişkilerde bulunulmuştur. Bu kurumların, birçoğunun ortak kararı olarak seçim ittifakı gerçekleşmiştir.
HDP ittifakı sadece Alevilerin yer aldığı bir ittifak değildir. HDP ittifakı, Kürtler, Aleviler, Sosyalistler, farklı inanç grupları, Türkiye’de ötekileştirilen, ezilen, horlanan, yok sayılanların ortak ittifakıdır.
HDP ittifakı, yeni Türkiye’nin, yeni yaşamın, özgürlüğün, demokrasinin, refahın, doğayı korumanın, insana, doğada bulunan tüm canlılara sahip çıkmanın ittifakıdır.
HDP ittifakı, Aleviler için, TBMM’ye girmenin, dayanışmanın ve güç olmanın yolunu açmıştır. Bizlere düşen görev, bu ittifakı, tüm gücümüzle destekleyerek TBMM’de güçlü temsili yet sağlaması için çaba harcamaktır.
Unutmayın, başaracağız, çünkü haklıyız, çükü güçlüyüz!
Aliekber Pektaş 29 Nisan 2015
Face:aliekber.pektas
Twitter: @AliekberP

Neden, CHP ile ittifak olmadı!

Aliekber Pektaş
Sevgili okuyucular,
Seçimlere sayılı günler kaldı. Avrupa Alevi hareketi, AABK Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu ve Türkiye de, musahip Alevi kurumları, HDP Halkların Demokratik Partisi ile seçim ittifakı yaparak, 7 Haziran 2015 Genel parlamento seçimlerine, kendi kurumsal kimliğini temsil eden adaylarıyla katılmaktadır.
AABK aidiyetine sahip birçok canımız, neden CHP Cumhuriyet Halk Partisi ile ittifak yapılmadığını sorgulamaktadırlar.
Cumhuriyet tarihi boyunca, CHP e, ‘‘oy verdiklerini, ata’dan deden CHP’li olduklarını’ ileri süren, azımsanmayacak kadar Can’larımızın olduğu bilinmektedir.
Bir noktanın altını kalın çizgilerle çizmek durumundayız: neden CHP ile ittifak sağlanamadı? Tartışabilir ve sorgulayabiliriz.
Cumhuriyet tarihi boyunca, ‘CHP e, oy verdik’ bugün neden, bir başka partiye Oy veriyoruz, HDP ile ittifak yaptık sorgulaması, doğru bir yaklaşım değildir. Konuyu enine boyuna tartışabiliriz, tartışmamızda her-hangi bir sakınca da, bulunmamaktadır.
Aleviler, 90 yıllık Cumhuriyet tarihinde, Selçuklu ve Osmanlı’dan çektikleri zulüm ve baskılardan sakınmak için, Cumhuriyeti kendilerine sığınacak liman olarak algılamışlardır. 90 Cumhuriyet tarihi, Aleviler için, sığınak olmaktan çok, Selçuklu ve Osmanlı’yı aratmayacak baskılar ve katliamlarla karşı-karşıya kalmışlardır. Cumhuriyet tarihindeki bütün bu baskı ve zulümlere rağmen, CHP’den bir umut olarak beklentilerinin olması da, doğal karşılanabilir.
Çünkü Türkiye hâkim sınıfları seçenek olarak, ‘kırk katır mı, kırk satır mı’ dayatmasında bulunmaktaydılar. Aleviler, 1970 yıllarda kendilerine sığınak olarak, felsefeleri de buna elverişli durum yaratıyordu. Sol, sosyalist, devrimci geleneklere umut olarak baktı ve önemli derecede Alevi genci bu kurumlar içinde yer aldılar. Bur durumun hala devam ettiğini söylersek, abartmış olmayız.
Gelelim neden CHP ile ittifak olmadı?
Avrupa alevi hareketi, AABK 7 Haziran 2015 seçimlerine yönelik olarak, nasıl davranacağı, nasıl bir pozisyon alacağına yönelik olarak, uzun süreli tartışmalardan sonra, Danimarka’da bir araya gelerek, bir seçim deklarasyonu yayınladı.
Yayınlanan bu deklarasyonda, seçimlere bakış, yaklaşım, birlikte hareket etmenin önemi, kimlerle, nasıl ittifak yapılır ve taleplerimiz nelerdir, konusunu içeren önemli sorunları kapsamaktaydı.
Seçime katılacak ve olası seçim sistemi dolayısı ile barajı aşabilecek partiler göz önünde bulundurularak, seçim ittifakı, birlikte hareket etme, hangi partilerle mümkün dürü, enine boyuna sorgulayarak yolun devam etmeyi karalaştırmıştır. AKP ve MHP, konumları gereği, ittifak gücü, birlikte hareket edilemeyeceği, alevi düşmanı partiler olduğu gerçeği göz önünde tutulduğunda, ittifak politikasının kamsam alanına, HDP ve CHP’nin yer aldığı gözlemlenmekteydi.
Avrupa Alevi hareketi, AABK bileşenleri, HDP ve CHP ile ittifaka, seçimlerde birlikte hareket etme noktasında, kapılarını sonuna kadar açık tuttu.
Avrupa Alevi hareketi, AABK asla bu partilerin kapısına yanaşarak, ‘nöbet tutma’ bu partilerden, ‘icazet’ bekleme durumunda olmadı. Kendi bağımsız, kurumsal kimliğinin ciddiyetini kavrayarak, partilerin, Avrupa Alevi hareketine ve AABK’ a, yaklaşımlarını bekledi.
HDP Halkların Demokratik Partisi, AABK ı, ilk ziyaret eden oldu. Seçim ittifakına ilişkin önerilerini ve AABK a, yaklaşımlarını paylaştılar. Yaklaşımları olumlu ve ittifak yapılabilecek olgunluktaydı.
AABK, bütün bu HDP in, olumlu yaklaşımlarına rağmen, CHP’den gelecek tekliflere, kapılarını sonuna kadar açarak bekledi.
13 Mart 2015 Cuma günü, (14 Mart da, Frankfurt AKM cem evinde toplanacak olan başkanlık divanı toplantısından bir gün önce) CHP genel başkan yardımcısı, Tekin Bingöl liderliğinde bir heyet, AABK genel merkezini ziyaret etti.
Tekin Bingöl ve birlikteki CHP heyeti, Avrupa Alevi hareketi ve AABK ın, önerilerine, ‘kapalı’ydılar. CHP Alevilerin kurumsal kimliğini tanımak, Alevilerin önerilerini dikkate almak yerine, Avrupa’daki faaliyetlerinde kendilerine, ‘katkı’ sunacak, alacakları Oy’lara, ‘bekçilik’ sandık, ‘koruculuğu’ yapacak, militanlar aramaktaydı. İttifak konusunda ise hiç de duyarlı değillerdi.
Neden CHP ile olmadı?
CHP hala tekçi zihniyete sahiptir. Türkiye’de farklı, ulus ve inançların varlığını kabullenmek istememektedir. Hâkim ulus, hâkim inanç, devlet dini politikasında ısrarcıdır. Tarihi ile yüzleşmekten kaçınmaktadır. Tarihe, tarihteki Alevilere yapılanları görmemezlikten gelme, öngörüsü ile yaklaşmaktadır.
CHP hala, ‘laiklikten’ dem vururken, devlet dinini, hâkim inanç, Sünni liği, kendine rehber almaktadır. Bu nedenle, ‘’imam hatipleri, kendilerinin kurduğu’’ ile övünmektedirler. Diyanetin, kaldırılmasını değil, varlığından yanadır. ( ‘laik’ bir ülkede ‘devlet dini’ savunanlara, kargalar dahi güler)
CHP, Alevileri yok sayan, Alevilere ‘arka bahçedeki, oy deposu’ muamelesini uygun bulan bir politik öngörüye sahiptir. CHP’nin Alevilere, ‘kapısını açmaktan’ anladığı, bünyesinde faaliyet gösteren sempatizanları ve kadrolarıdır.
CHP geleneksel devletin öngördüğü kadar, Alevileri içine sindirmeyi kabullenmektedir. Bu, vb. birçok, konuda CHP’nin öngörüleri ele alınıp irdelenebilir.
CHP, Türkiye halklarına, Alevilere, demokrasi güçlerine, ötekileştirilmiş olan farklı toplumsal katmanlara yüzünü dönmüyor. Tam tersine CHP, Silivri’de yargılanan askeri, sivil bürokratlara yüzünü dönmektedir, emekli generaller ve büyük elçilerle yoluna devam etmeyi yeğlemektedir.
Bütün bu, vb. nedenlerden dolayı, CHP ile ittifak politikası yaşam bulmamıştır
Kısacası, CHP ile seçim ittifakı yapmamanın sorumlusu, Avrupa Alevi hareketi ve AABK değildir. AABK sonuna kadar, ittifak arayışı içinde olmuştur. CHP heyeti bütün bunları görmemezlikten gelmiştir.
Aliekber Pektaş 30 Nisan 2015
Face:aliekber.pektas
Twitter: @AliekberP

İnadına HDP demek için sandık başına!

Aliekber Pektaş
Sevgili okuyucular,

TBMM seçimleri, yeni parlamento üyelerinin belirlenmesi için, 7 Haziran 2015 seçimlerine geri sayım başladı.

Türkiye ve yurtdışında ve özellikle Avrupa’nın çeşitli ülke ve kentlerinde seçim çalışmaları da tüm hızıyla devam etmektedir.

HDP Halkların Demokratik Partisi ittifak bileşenleri, ülkemiz sathında olduğu gibi Avrupa dada, çalışmalarını aralıksız ve hız vererek sürdürmektedirler. Avrupa seçim ittifakı bileşenlerin den, AABK Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu çatısı altındaki tüm bileşenlerine, seçim startını çoktan vermiştir.

AABK seçim faaliyetlerini, Avrupa’da yaşayan Alevilere ve tüm seçme hakkı olan, demokrasiden, emekten, insan onurundan yana olan kesimlere yönelik olarak yürütmektedir.

AABK bileşenlerinin ortak kararı ile HDP saflarından, İstanbul 2. Bölge 1. Sıra Milletvekili adayı olan, AABK eski genel başkanı Sayın Turgut Öker, Avrupa’daki seçim çalışmalarına yoğun bir tempoyla devam etmektedir.

AABK bileşenlerini oluşturan, Avrupa Alevi Kadınlar Birliği, Avrupa Alevi Gençler Birliği, Alevi Kültür Merkezleri, Turgut Öker’in bu süreçte yalnız olmadığını, Alevi dünyasının, Avrupa Alevi Hareketinin yüreğinin birlikte attığını, her fırsatta dile getirdikleri gerçeğini önemsemeliyiz.

AVRUPA ALEVİ HAREKETİ, İNADINA HDP DİYOR!
HDP diyoruz, çünkü HDP Avrupalı Alevileri kurumsal kimlikleri ile seçimlerde yer almalarını ve kendi kurumsal kimlikleri ile TBMM’de temsil edilmelerini savunmaktadır.

HDP diyoruz, çünkü HDP ülkemiz Türkiye de, Alevi kurumlarının, kurumsal kimliğini ön planda tutmalarına olanak sağlamıştır.

HDP diyoruz, çünkü kurumsal kimliği olan Alevi adaylara kontejyandan, seçilebilecek sıralardan adaylık sağlamıştır.

HDP diyoruz, çünkü Milletvekili adayları arasında, 150’ civarında Alevi kökenli adayların bulunmasındandır.

HDP diyoruz, çünkü Alevilerin var olma, asimilasyona karşı mücadelede, olmazsa olmazlarından, olan zorunlu din derslerinin kaldırılması talep edilmektedir. Cem evlerinin yasal olarak tanınması, Alevilik konusunda anayasal güvencenin sağlanması önermektedir.

1924’de Tehvid-i tedrisat konunu ile gasp edilen Alevi dergâh ve taşınmaz mülklerinin tekrar iade edilmesini kapsayan, demokratik haklarının sağlanmasını içeren birçok konuda, seçim bildirgesinde yer verilmesini de kapsayan açılım politikasına sahip olmasıdır.

HDP diyoruz, çünkü emekçilerin başta sendikal hakları olmak üzere, emek eksenli haklarının savunulması ve elde edilmesine yönelik programa sahip olmasıdır.

HDP diyoruz, çünkü cinsiyet ayırımcılığına uğrayan, şiddet gören, katledilen kadınların, toplumdaki yerini almaları ve özgür bireyler olmasını sağlayacak programa sahip olmalarıdır.

HDP diyoruz, çünkü doğuştan kazanılmış, faklı cinsel eğilimlere sahip olan, LGBT’li, bireylerin toplumsal yapılanmamız içinde, kendi tercihlerini özgürce yapabilmelerinin garantisidir.

HDP diyoruz, çünkü Kürt sorununun çözümü, barış sürecinin sürekliliği, anaların ağlamaması, kanın durması ve özgür vatandaşlığın Türkiye Cumhuriyeti temel prensipleri arasında yer almasını sağlamak için, programında yer verilmesidir.

HDP diyoruz, çünkü farklı ulusal kimliklere, farklı inançlara sahip olan toplumsal katmanların, kendilerini özgürce ifade etmelerinin yolunu açacaktır.

HDP diyoruz, çünkü yeşili korumak, doğal zenginliklerimizi ranta çevirenlerle mücadele etmek ve yaşanılabilir bir çevreye sahip olmak için, bir programa sahip olmasıdır.

HDP diyoruz, çünkü her şeyden önce, AKP devletinin, R.T. Erdoğan’ın, ‘türk tipi’ başkanlık diyerek ifade ettiği ve başarmak için her yolu mubah gören faşizm hayallerini engellemek için gerekmektedir.
HDP diyoruz, çünkü 12 Eylül faşist yasalarının sağladığı imkânlarla ayakta duran AKP devletinin, % 10 barajı ile sağlayacağı imkânları elinden almayı hedeflemektedir.

HDP diyoruz, çünkü seçim barajlarını kurutarak, AKP devletini yıkmak için, iktidardan alaşağı etmek için, Oy’larımız HDP’e diyoruz!

Öyleyse, İnadına HDP!

Aliekber Pektaş 18 Nisan 2015
Face:aliekber.pektas
Twitter: @AliekberP

Seçimi, fırsata çevirelim!

Aliekber Pektaş

Sevgili okuyucular,

Türkiye, TBMM’de parlamentonun yenileneceği, genel, Milletvekili seçimlerine doğru, ‘hızlı’ adımlarla ilerlemektedir.

Görünen odur ki, 7 Haziran 2015 seçimleri, cumhuriyet tarihinin çok farklı ve dönüm noktası olan, seçim olacağıdır. Bu gerçeği algılamak için, seçim tartışmalarını yakından izlemede yerer var.

Bu seçimler, yeni Türkiye ile eski geleneksel Türkiye arasında ayrım çizgilerinin yarıştığı bir Türkiye olacaktır.

Bu seçimler, yolsuzluk yapanların, rüşvet alanların, ihaleye fesat karıştırarak kamu mallarını talan edenlerin, talan elde etikleri paraları, ‘sıfırlayacak’ yer arayanların, ayakkabı kutusunda milyonlarca Dolar saklayanların sonu olacaktır.

Bu seçimler, işkencenin, TOMA’ların, biber gazının, karakollarda yaşanan hak ihlallerinin, güvenlik güçlerinin keyfi uygulamalarının, sokak ortasında masum insanları kurşunlayarak katletmelerinin hazin sonu olacaktır.

Bu seçimler, farklı dili, kültürü, yaşam biçimi olduğu için, haksız muameleye tabii tutulan, ötekileştirilen, ‘azınlıklara’ uygulanan her tür ayrımcılığa son verilecek bir ortama sahne olacaktır.

Bu seçimler, geleneksel devletin, dini ayrımcılığına, devlete hâkim güçlerin Diyanet başkanlığı ile birlikte, farklı dinleri, inançları kontrol etmek, asimile etmek ve yok saymak için çaba harcayan otokrat devletten kurtulmanın bir yolu olacaktır.

Bu seçimler, coğrafyamızın kadim inançlarından olan, Aleviler ve diğer, ‘azınlık’ inançların özgürce kendini ifade edecekleri, gelişip serpilecekleri, sekuler (laik) bir devlet yapılanmasının yolunu açacaktır.

Bu seçimler, emek cephesinin, üretimden kaynaklanan haklarının alınması, emek örgütleri olan sendikaların, özgürce faaliyet yürütecekleri, emek cephesinin birlik, mücadele ve zafer günü 1 Mayıs bayramını, istediği yerde özgürce kutlamasının yolunu açacaktır.

Bu seçimler, sanatın, edebiyatın, folklorumuzun, türkülerimizin, tiyatromuzun, sinemamızın, özgürce gelişerek kendini ifade edebilecek bir ortamın yolunu açacaktır.

Bu seçimler, kadınların cinsiyet ayırımcılığına tabii olmadan, şiddet görmediği, sokak ortasında katledilmedikleri, karakollarda, yargı kurumlarından ayırımcılığa uğramadıkları bir ortamın yolu açacaktır.

Bu seçimler, hukukun, adaletin, yargı kurumlarının, yargı kurumlarını gözetimleri altında bulunduran, sivil yargı kurumlarının, siyasal iktidarların payandası olan, kurumlar olmaktan kurtulmanın yolu açacaktır.

Bu seçimler, askeri vesayeti, sivil vesayetle harmanlayan, bürokratik geleneksel devletin sonu, erkler ayrımının devlet hayatında ekin olduğu yolu açacaktır.

Bu seçimlerde, bölge coğrafyamızda komşu ülkelerimizle olan ilişkilerimizin, barış, hakkaniyet kardeşlik ilişkileri üzerinden dostça yürütülerek, savaş çığırtkanlığı girdabından ülkemizin kurtulmasının yolu açılacaktır.

Bu seçimler, yoksulluğun, sadaka toplumu olmanın, verdiği ızdıraptan kurtulmanın, fakirliğin kader olmadığı, paralarını, Dolar ve Euro’larını katlayarak, saklayacak kasa bulamayanlara, ‘tanrı’ tarafından verilmiş bir, ‘nimet’ olmadığının, toplumumuz tarafından kavranmasının yolu açacaktır.

Bu seçimler, demokrasinin kurum ve kuralları ile ülkemiz coğrafyasında yerleşeceği, özgür bir toplum özleminin son bulacağı, hayallerimizin gerçek olmasının yolunun açılacağı bir dönüm noktası olacaktır.

Peki, yukarda betimlemeye çalıştığım, özlemini duyduğumuz toplumsal sürecin elde edilmesi ve realite olarak hayatımıza girmesi için neler yapmalıyız?

Yapacağımız bir tek şey var!

Mevcut durumda, içinden geçtiğimiz süreçte, bütün bu olumsuzlukların baş sorumlusu, hayallerimizin önündeki engel olan, AKP devletinden kurtulmak gerekmektedir.

Haziran 2015 seçimlerinde oylarımızı, demokrasiden yana kullanmak için, düzen partilerinden çok, farklılığı, geniş kitlelerin taleplerine seçim bildirgelerinde yer veren, en geniş yelpaze ile seçim ittifakı doğrultusunda birliktelik oluşturan, (HDP) Halkların Demokratik Partisine oy verelim!

HDP’e oy verme, neden önemlidir. HDP en geniş kitlelerin, toplumsal katmanların, taleplerini, kurumsal kimliklerini de, kabullenerek, onların temsiliyeti için, seçimlerde kanal açmaktadır. Mevcut düzenin değişmesinin, demokratik bir Türkiye’nin yolunun açılmasının kanallarını açmaktadır.

HDP’e Oy vermek, anti demokratik olarak, halkların iradesinin parlamentoya yansımasını engellemek için, konulan % 10 seçim barajını parçalayarak aşmak demektir.

Seçim barajını aşmak, AKP devletinin hayal ettiği, R.T. Erdoğan’ın, başkanlık, tek adamlık, diktatörlüğe giden yolun kapanmasını sağlamak demektir.

AKP devletini önlemenin, bir tek yolu vardır. HDP’nin barajı aşarak, güçlü bir şekilde TBMM çatısı altında temsil edilmesidir.

HDP’e, Oy vermenin, anlamı ve önemi buradadır!

Aliekber Pektaş 30 Mart 2015

Face:aliekber.pektas
Twitter: @AliekberP

‘Yeni yaşamı ortaya koyacağız’!

Aliekber Pektaş
Sevgili okuyucular,
Halkların Demokratik Partisi, (HDP) İstanbul da, seçim beyannamesini geniş bir katılımın olduğu salon toplantısında açıkladı.
Bizler Meclise sloganı ile konuşmasına başlayan, HDP Eş başkanları, Figen Yüksekdağ ve Selahattiin Demirtaş, nasıl yaşam istediklerini açıklayan, seçim beyannamesini, kitlelerin coşkulu katlımı ile açıkladılar.
HDP Eş başkanlarının açıklamalarına hâkim olan, ’bizler’ gerçekliği hâkimdi. Beyannamenin ana ekseni, toplumumuzun, ‘ötekileştirilen’ katmanlarını öne çıkaran ve onların sorunlarının çözümüne ilişkin, projeleri öne çıkmaktaydı.
Kadınlara yönelik olarak yapılan ve seçim beyannamesinde yer alan açıklamalar, salonda bulunanlar tarafından coşku ile karşılanarak, heyecan yaratmıştır. Yeni yaşamın, kadınlar birlikte kurulacağını esas alan bir konuşma toplumumuz tarafından önemsenmelidir.
8 Mart uluslararası emekçi kadınlar gününün, ‘tatil günü’ olarak ilan edileceği vurgusu, salonda yeni bir heyecan yarattı.
Gençliğe yönelik politik adımlarının, başta yükseköğretimde okuyan gençlerin, demokratik ve parasız eğitim haklarına yönelik yapılacak çalışmalar, beyannamede önemli yer tutmaktaydı. Gençlerin, sportif faaliyetleri, sosyal medyadan bilim ve bileşimlere ulaşmanın, maddi destekler sunularak, kolaylaşması ve önlerinin açılmasının önemine vurgu yapılmıştır.
Ülkemizin yarayan kanası, zorunlu askerlik, vicdani ret gibi konularda açık ve netlikle bir politika izlenerek, vicdani ret den, taraf olduklarını yasal zemine kovuşturulması konusunda, seçim programlarında yer verdikleri görülmüştür.
Yerkürenin bir gerçekliği, coğrafyamızda yaşayan insanlarında realitesi olan, farklı cinsel eğilimlere sahip olan, LGBT ilere yönelik olarak, LGBT ilerin tüm haklarını yasal olarak güvence altına alınması ve LGBT’ ilerin haklarının da evrensel bir hak olduğu için, güvenceye sağlanması vurgusu öne çıkmıştır.
Çocuklara yönelik olarak, tüm insanların bir zamanlar çocuk olduklarını ve çocukları korumaya yönelik, çocuk haklarının korunması ve eğitimlerinin önemine vurgu yapılmıştır. Ülkede utanç vesilesi olarak anılan, ‘çocuk ceza evlerinin’ kapatılacağı vurgusu, heyecanla karşılanmıştır.
Yerel yönetimlere önem kazandırılarak, demokrasinin yerelden merkeze doğru uygulanacak politik bir yönelim, demokrasiyi geliştirilecek önemli bir eksen olacağı vurgusu öne çıkarılmıştır.
HDP kendi hazırlayacağı anayasa da, demokrasinin kurum ve kurallarının esas alınacağı hukuk devleti, insan haklarının temel alınacağının vurgusu yapılmıştır. R.T. Erdoğan, AKP devletinin ısrarla hedeflediği, demokratikleşmeden uzak, diktatörlüğü çağrıştıran, ‘türk tipi’ bir başkanlık sistemine asla izin verilmeyeceği vurgusu öne çıkarılmıştır.
Eş başbakanlık sistemi ile Türkiye’ye, yeni model, yeni, soluk, yeni bir yönetim tarzı, yeni bir yaşamın önünü açacak olan yeni bir anayasa talebi beyannamenin öne çıkan vurgusuydu.
Bütün etnik kimliklerin devlet yönetiminde yer alacakları, kimliklerinden dolayı yönetim erkinden dışlanmayacağı, bir yönetim tarzını uygulayacaklarını öne çıkarmışlardır.
Yargı kurumlarının eşitsizliği ortadan kaldırılacak ve adalet kurumları arasında yaratılan ve taraf, yandaş hukukçulardan kurtarılarak, adaleti, hukukun üstünlüğünü savunan bağımsız bir kurum yaratmak politikasının esas alınacağı vurgusu öne çıkmıştır.
Sanat ve sanatçılara yönelik önemli vurgu; sansürün kaldırıldığı sanat faaliyetlerinin maddi ve manevi olarak desteklenmesi, sanata, ilişkin karar mekanizmasının bizzat sanatçılar tarafında yapılmasını esas alacaklarını açıklandılar
Türkiye toplumunun önemli bileşenlerinden olan ve coğrafyamızın kadim topluluğu Alevilerin, yüz yıllardır iktidarların ötekileştirme girişimlerinden dolayı kangren tutmuş sorunlarına, ciddi yaklaşımların olduğunu beyannamede netlikle gözlemledik.
Alevilerin yüz yıllardır, asimile edilmesi için iktidarların uğraşlarının en son halkası, Cumhuriyet döneminin, Diyanet işleri başkanlığının, ‘laik’ bir devletle olan ilişkisinin abes karşılandığı bir ülkede yaşıyoruz. Diyanet, farklı inançların, ‘türk islam’ sentezi yöneliminde, Sünnilik lehine asimile edilmenin önemli araçlarındandır. Diyanet İşleri Başkanlığının kaldırılması talebi, beyannamede yer tutmuştur.
Zorunlu din dersler, Cem evleri ve ibadet mekânları statüsü kabullenilecek Aleviliğin yasal güvenceye alınması talepleri, devletin el koyduğu başta Aleviler olmak üzere, farklı inançların vakıf ve dergâhlara ait taşınmaz mallarının geri iadesi sağlanacağı, seçim beyannamesinde yer bulmuştur.
Komşu ülkelerle, Ortadoğu coğrafyasında savaş ganimetine karşın, barış ve iyi komşuluk ilişkileri beyannamede, önemsenecek düzeyde yer almaktadır.
Yerküreyi, doğayı, ekoloji ve insanlığı tehdit eden nükleer santrallerin kurulmasına karşı, önemli duruş sergileneceği ve HES’ler vb. yapılanmaların çevreye verdiği zararlar dikkate alınmıştır. Dolayısı ile çevreye zarar veren değil, yeşil enerjiyi esas alacakları vurgusu öne çıkmıştır.
Ekonomi, ‘değer üretenlerin olacak’. Beyannamede önemli ve öne çıkan vurguydu. Yolsuzluk, rüşvet, kamu mallarının talan edilmesinin önüne geçilmesinin ana ekseni burada yatmakta denilerek, ekonomide üretim eksenli ve ‘üretenlerin, ürettiklerinin gerçek sahipleri’ olduğu vurgusu öne çıkarılmıştır.
Mevcut liberal sistemde, ekonomi üretenlerin değil, üretim araçlarının bir kısmına sahip olanların, sermaye gruplarının elindedir. Ekonomik planlar sermaye elinde bulunduranların çıkarlarına yönelik olarak düzenlenmektedir. Kär hırsına dayalı, sermayelerinin katlanmasına dayalı bir sistem, toplumda refahı ve adaleti sağlayamaz. Eğer üretenler, karar mekanizmasında etkin olurlarsa, hakkaniyet duygusu toplumda et ve kemiğe bürünür. Bu nedenle, ‘değer üretenlerin olacak’ fikri önemlidir.
HDP seçim beyannamesinin açıklandığı toplantı, Eş başkanların ‘bu çağrı’ diyerek başladıkları, açıklamalarıyla, insanlığa, doğaya, canlılara yapılan bir çağrıdır olarak devam etti. Bu açıklamalar salonda, katılımcılar arasında, oldukça heyecan yarattı!

HDP, ‘bizler iktidara’ diyerek umutlarımızı yeniledi. Alevilerde, can’lar, meclise diyoruz!

Aliekber Pektaş 22 Nisan 2015

Face:aliekber.pektas
Twitter: @AliekberP

Meclise can geliyor!

Aliekber Pektaş
Sevgili okuyucular,

Haziran 2015 genel seçimlerine geri sayım başladı. 25 dönem parlamento seçimleri ve sonuçları, renkli simaların yer alacağı bir Parlamento, TBMM Türkiye Büyük Millet Meclisi yapılanmasını sağlayacaktır.

Ülkemiz nüfus yapılanması içine önemli yer tutan Aleviler, ilk defa TBMM çatısı altında, kurumsal kimlikleri ile temsiliyet sağlayacakları bir seçim sürecinden geçmekteyiz.

Aleviler, örgütlü Alevi hareketi, Türkiye cumhuriyeti tarihi sürecinde, ilk defa seçimlere kendi kurumsal kimlikleri ile (HDP) Halkların Demokratik Partisi çatısı altında, ittifak bileşenleri ile meclise, TBMM’e, taşınacaktır.

Cumhuriyet tarihi boyunca, TBMM’de Alevi kökenli milletvekilleri kuşkusuz ki, yer almıştır. Bu yer alışlar, Alevileri temsiliyet anlamından çok, yer aldıkları siyasal partilerin kimliği altında, bu partilerin ideolojik kıskacında bir yer alıştır.

Bu yer alışlarda, alevi kökenli milletvekilleri bulundukları partilerde ve gerekse de, TBMM çatsı altında, Alevilerin sorunlarına ilişkin çalışmalar yapmışlardır. Bu gerçekler inkar edilemez. Ama bir gerçeğinde altını çizmeden geçemeyiz.

Alevi kökenli milletvekillerinin, Alevi sorunlarını içeren çalışmaları, yer aldıkları Partilerin program ve tüzüklerine bağlılığın dışına çıkmamak, ‘koşulu’ ile birlikte yürümüştür. Bu ise, alevi kökenli milletvekillerinin çalışma alanlarını, verimliliklerini sınırlamıştır.

İlk defa bu sorunlar, 25. Parlamento seçimlerinde, TBMM çatısı altında kurumsal kimlikleri yer alacak Alevi milletvekilleri ile aşılacaktır.

Bu nedenle bizler, Alevi kurumları, kanaat önderleri, ‘meclise can’ girecek, ‘meclis canlanacak’ diyerek ifade ediyoruz.

Halkların Demokratik Partisi, (HDP) % 10 seçim barajını açtığında ve güçlü olarak, TBMM çatısı altında temsiliyet sağladığında, Avrupa ve Türkiye de, Alevi kurumlarını temsilen, Milletvekilleri parlamento da, yer alacaktır.

HDP çatısı altında, ittifak bileşenlerinin, birçok Alevi kökenli adaylarının, seçilecek sıralarda olduğunu bilmekteyiz. Bütün bunlara ek olarak, İstanbul 2. Bölge 1. Sıradan, AABK Avrupa Alevi Konfederasyonu, eski genel başkanı Turgut Öker, liste başında adaydır. İstanbul 3. Bölgeden yine, seçilebilecek sıradan, Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Ali Kenanoğlu, aday sıralamasında yerini almıştır. İzmir’den seçilebilecek sıradan, Alevi kültür Dernekleri başkanı Müslüm Doğan. Kurumsal kimlikleriyle HDP saflarından Milletvekili olarak yer almışlardır. Ayrıca, HDP saflarında adaylıkları kesinleşen 150’e, yakın Alevi kökenli milletvekili adayı yer almaktadır.

Bu canlarımız, seçimlerin, HDP bileşenleri açısından başarılı geçmesi durumunda, birçoğunu TBMM çatısı altında Parlamenter olarak göreceğiz.

Alevi canlarımız, TBMM şenlendireceklerdir. Alevilerin sorunlarını, kurumsal çıkarlarını koruyarak her fırsatta dile getireceklerdir.

Bizlere, seçmenlere düşen görev, bu canlarımızın, TBMM de parlamenter olarak temsil edilmeleri için, yeterli desteği sağlamak olacaktır.

Meclis çatısı altında, ‘meclise can girecek, can gelecek’ sloganı ile çıktığımız yolda, canlarımızı, yoldaşlarımızı asla yalnız bırakmamalıyız!

Canlarımız, yoldaşlarımız yüreklerini koyarak bu yolda yürümek istiyorlar. Bizlere düşen görev, canlarımızla, yoldaşlarımızla dayanışma içinde olmaktır!

Bugün TBMM’e, bir, iki, üç, dört, beş can girer, yarın canlarımız TBMM de grup kurma imkanı, iktidara namzet olma imkânı sağlayabilirler.

Olmaz-olmaz demeyin, önemli olan inanmaktır. Önemli olan imkânsızı başarmak için çaba harcamaktır. Neden olmasın?

Yeter ki, yüreğimizin içindeki cevheri karartmayalım!

25. dönem genel seçimlerinde TBMM de yer almak için aday olan, bu yolda çaba harcayan, canlarımıza, yoldaşlarımıza başarılar dilerim!

Aliekber Pektaş 10 Nisan 2015

Face:aliekber.pektas
Twitter: @AliekberP

HDP’nin engellenemeyen yükselişi!

Aliekber Pektaş
Sevgili okuyucular,
Haziran 2015 Parlamento, TBMM seçimleri için geri sayım başladı, sayılı günler kaldı. 25. Dönem Parlamento seçimlerinde, gözüken odur ki, siyasal yelpazede önemli değişiklikler olacağı gerçeği ile karşı karşıyayız.
TBMM Türkiye Büyük Millet Meclisi, seçim barajı ve 12 Eylül askeri faşist döneminden kalan, siyasal Partiler ve seçim yasaları dolayısı ile çok az sayıda Parti temsil edilebilmektedir.
İlk defa düzen partileri dışında bir Partinin seçimlere Parti olarak katılıp, seçim barajına rağmen, 12 Eylül askeri faşist yasalarına rağmen, TBMM de temsil edilmesinin şartları doğmuştur.
Bu süreçte, HDP, Halkların Demokratik Partisi tüm engellemelere rağmen, demokrasi bileşenlerinin de desteğiyle, konulan barajları yıkarak ilerlemektedir.
HDP, Halkların Demokratik Partisi yeni bir sürece doğru ilerlemektedir. HDP artık sadece Kürt coğrafyasında yaşayan toplumsal katmanların Partisi değildir. Aynı zamanda tüm Türkiye coğrafyasında yaşayan, halkların, demokrasi bileşenlerinin, toplumsal katmanların bir Partisi olmuştur.
HDP’nin ivme kazanarak yükselişi artık engellenememektedir. Yeni Türkiye, demokratik ve özgür bir Türkiye hedefi, HDP’nin başarısı ile hayal olmaktan çıkarak, realite olabilir.
90 yılı aşkındır, TBMM de temsil edilen mevcut Partiler, sistemin kokuşmuşluğu, çürümüşlüğü ile sarmaş dolaş olmaktan başka bir işe yaramamaktadırlar.
Mevcut düzen Partilerinin halklara, farklı ulus ve inançlardan teşekkül eden toplumsal katmanlara verebilecekleri yeni bir Türkiye hedefleri yoktur. Bunların verecekleri sadece, eski Türkiye’nin, çürümüş, kokuşmuş, çivisi çıkmış sistemin, cilalanarak tekrardan piyasaya sürülmesi demektir.
HDP halklarımıza, farklı ulusal ve inançsal yapılanmaya sahip olan, Türkiye ve Kürt coğrafyasında yaşayan toplumsal katmanlara umut veren, yeni Türkiye hedefleyen, programa tik, düşünsel öngörüleriyle, ivme kazanarak güçlenen, güven veren bir Parti olarak ilerlemektedir.
HDP ivme kazanarak yükselişi, halklarımızın, Kürtlerin, Alevilerin ve farklı etnik ve inançların dikkatini çekmektedir.
Başta Aleviler olmak üzere, Türkiye toplumsal katmanları, demokrasi bileşenleri, HDP ile ittifak ve dayanışma içinde olmak için yoğun çaba sarf etmektedirler.
Türkiye toplumsal katmanları bir gerçeği net olarak gözlemlemektedirler. AKP devletinin, R.T. Erdoğan’ın, Başkanlık sistemi özlemiyle, açık faşizme doğru yol almalarını engellemenin, ivedilikle öngörülen yolu, HDP’nin seçim barajını aşarak, TBMM çatısı altında güçlü bir şekilde temsili yetinden, geçmektedir.
Bu gerçekler, Türkiye sathında ve Avrupa ülkelerinde yaşayan Türkiyeliler, HDP nin seçim barajını aşarak, TBMM de temsil edilmesi için yoğun çaba harcamaktadırlar. Bu çabalar önemsenmelidir ve takdire şayandır.
Kamuoyu araştırma şirketlerinin verilerine göre, HDP önemli derecede avantajlı durumdadır. Haziran 2015 seçimlerinde, HDP’e, katılımların, oy kayışlarının, akışkanlığının giderek ivme kazandığını gözlemekteyiz.
Birçok kamuoyu şirketinin açıklamalarına baktığımızda, HDP’nin barajı aşarak, % 12-13 bandını zorladığını, yapılan simülasyonlarla 70-80 Milletvekilini ile TBMM çatısı altında yer alacağı öngörüsü vardır.
Kamuoyu araştırmacı şirketlerin öngörüsü gerçekleştiğinde, AKP, bırakın, ‘400’ Milletvekili kazanmayı, tek başına hükümet kurmayı zorunlu kılan, 276 sayısını dahi bulamayacağı öngörüsü öne çıkmaktadır.
Türkiye, Kürt coğrafyasında ve ülke sınırları dışında yaşayan demokrasi bileşenlerine düşen görev, HDP bileşenlerinin, ittifak güçlerinin arkasında durmak ve desteklemektir. Kamuoyu şirketlerinin öngörülerini boşa çıkarmamaktır.
Bir noktanın altını çizmekte yarar vardır. HDP’nin ivme kazanarak engellemeyen yükselişi, AKP devletinin, geleneksel devlet aklının, devreye girmesini, HDP’nin yükselişinin engellenmesi için çeşitli girişimlerde bulunması mümkündür.
AKP devleti, geleneksel devlet aklı, Türkiye ve Kürt coğrafyasında girişebilecekleri, provokasyonlarla ülke genelinde gerginlik ortamları yaratarak, seçimlerin güvenliği risk edilebilir.
Özellikle Kürt coğrafyasında yaşanılacak provokasyonlar, ülkenin batısında HDP’e, bloklar halinde yönelecek ve akışkanlık sağlayacak oyların engellenmesi için, manipülasyon olarak kullanılabilir.
AKP devletinin, son günlerde HDP’e, yönelik olarak hırçınlaşarak saldırganlıkları, HDP’i, ‘ekarte’ etme uğraşları dikkatle izlenmelidir.
Geleneksel devlet aklının ve gerekse de, AKP devletinin konuya ilişkin sicili epeyce kabarıktır. Son 4-5 yılda yaşananlar bunun açık kanıtıdır.
Yapılacak en önemli iş, AKP devleti ve geleneksel devlet aklının provokasyonlarına gelmemek, var olabilecek provokasyonları zamanında teşhir etmek ve kamuoyunun dikkatlerini çekmek olacaktır.
HDP’nin yükselişi engellenemez ve engellenemeyecektir de!
Çünkü arkasında, demokrasi özlemi duyan, adalet arayan, refah arayan özgürlük ve bağımsızlık arayan milyonlar vardır!
Bir sonraki yazımda buluşmak üzere,
Aliekber Pektaş 26 Mart 2015
Face:aliekber.pektas
Twitter: @AliekberP

Yol TV

Yol Club

Yazarlar


IMAGE

Asure ve Laiklik
Salı, 25 Ekim 2016
Turan Eser Ankara...
IMAGE

Reina katliamını lanetliyorum
Pazar, 01 Ocak 2017
Ali Kenanoğlu...
IMAGE

Benim Oy'um, HAYIR!
Salı, 24 Ocak 2017
Aliekber...
IMAGE

Saraç'tan suç duyurusu çağrısı
Cuma, 03 Nisan 2015
Nejdet Saraç...
IMAGE

Türkiye’de Alevi olmak
Perşembe, 13 Mart 2014
Ercan Geçmez...
IMAGE

AKP Halka Hesap Verecek
Salı, 05 May 2015
GÜLBEY KÖSEOGLU...
IMAGE

Xızır Orucu
Perşembe, 16 Şubat 2017
Ali Rıza Ulucan...
IMAGE

ADOLF TAYYİP ERDOĞAN KÖLNDE ÇOK MUTSUZDU
Pazar, 25 May 2014
Alaattin Şahan...
IMAGE

Biz Berkin'iz. Ağlama ulan, ses ver!
Perşembe, 13 Mart 2014
Ece Temelkuran...
IMAGE

Kapanmayacak Bir Yara
Cuma, 04 Temmuz 2014
Murat Meriç...

Link1 | Link2 | Link3

Copyright © 2014. All Rights Reserved.