• Ortak güç oluşturmayı çok önemsiyoruz!

    Ortak güç oluşturmayı çok önemsiyoruz!

  • Reina katliamını nefretle kınıyoruz!

    Reina katliamını nefretle kınıyoruz!

  • Hızır hepimizin yar ve yoldaşı olsun!

    Hızır hepimizin yar ve yoldaşı olsun!

  • Alevi Medyası susturulmaya çalışılıyor!

    Alevi Medyası susturulmaya çalışılıyor!

  • GÜN BİRLİK GÜNÜDÜR CANLAR

    GÜN BİRLİK GÜNÜDÜR CANLAR

Ah Şu Çocuklar!

Gülbey Köseoglu

Ah şu çocuklar yok mu? Yaramaz çocuklar, neden gidip çocuk parkında oynamazlar, ille de yaramazlık yapacaklar! Gene evlere çarpı işareti yapmışlar, gene Alevi evlerine yazılar yazmışlar. Alevilere ölüm, Alevileri yakın. Bu kez Aydın Didim’de Hisar ve Mavişehir Mahallelerinde.

Adıyaman’da gerçekleşen Alevi evlerinin işaretlenmesine ilişkin, Vali ve İçişleri Bakanı’nın açıklamaları “çocukların yapmış olabilecekleri’’  yönündeydi. Olayın üzerinden aylar geçmesine rağmen, ciddi bir araştırma ve soruşturma sonucu ortaya çıkarılıp gerçek ve inandırıcı bir açıklama yapılmadı.

Gerçek anlamda bir soruşturma yapılmadığı gibi, olayın bilinçli bir şekilde çarpıtılması, Şeyhülislam; ecdatlarının izinden giden gerici, yobaz güruhu cesaretlendirdi. Cesaretin de ötesinde Alevi öldürerek cennetle nasiplenmek hevesini artırmış olmalı ki;  Hatay, İzmir, Gaziantep ve Erzincan’ın arkasından Didim’de benzeri eylemler gerçekleştirildi.

Hayati tehlikesi söz konusu olan Aleviler olunca, her zaman olduğu gibi, tabi ki AKP Hükümeti yetkililerin de gayri ciddi ve basit bir açıklamaları olacaktır, diye düşünüyorum. Açıktan ayrımcılık yapıldığı yetmiyormuş gibi, özellikle Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Alevilere yönelik, kin ve nefret dolu saldırıları durmaksızın devam ederken; aksi bir düşünce ileri sürmek, ciddi bir açıklama beklentisine kapılmak, aklı başında bir insandan beklenilemez.

34 yıl önce (1978) Maraş’ta, Alevi evleri işaretlenerek, Alevilerin katliamının tezghlanması ve akıl almaz yöntemlerle, yüzlerce Alevinin katledilmesinin sonucu ortada. 34 yıl önce yaşanan Maraş katliamının ardından, katliamın gerçek failleri hala ortaya çıkarılmamış; hatta sorumlu olduğu bilinen kimi alçaklara devletin önemli mevkilerinde görev verilerek ödüllendirilmişlerdir.

Yöntem farklı ama sonuç hep; Alevilerin katledilmiş oldukları sayısız katliamlar var. Alevilerin katledilmelerinin gerekçeleri, her defasında farklı olsa da; gerçek anlamda Alevilerin katli vacip, malları helaldir, zihniyetiyle yetiştirilmiş ve yetiştirilmeye devam eden anlayışın kendisindedir. Bu durumda, diğerlerinde olduğu gibi, Didim’de de Alevi evlerinin işaretlenmesini anlamak hiçte zor olmasa gerek. Didim’de de ‘’Çocuklar yapmış olabilir!’’ Bence en kolay ve bu hükümete yakışır en uygun açıklama olur. Nasıl olsa Aleviler katliamlara alışık; yeter ki Alevi öldüren caniler ve Alevilerin öldürülmesine yardım, yataklık ve teşvik edenler cennetlik olsunlar.

Sevgiyle kalın, hoşçakalın

05.05.2012 St. Pölten

AKP Halka Hesap Verecek

GÜLBEY KÖSEOGLU

Faşist diktatörlük kendini hiç bu kadar açık ifade etmemişti. Cumhuriyet, demokrasi, laiklikten geriye kalan kırıntıları da ortadan kaldırıp, yerine bir bütün olarak şeriat kurallarının tümünü hakim kılmak arzusunda olan, Tayyip Erdoğan, onun kuklası konumunda olan AKP Hükümeti ve koyun sürüsünden farksız, kör cahil AKP eli sopalı, satırlı AKP tabanı, çok iyi bilsinler ki; sonu gelmeyen, yıkılmayan bir faşist diktatörlük olsun. Yok böyle bir şey.

‘’Gün Gelecek Devran Dönecek AKP Faşist Diktatörlüğü Bir Gün Bu Halka Hesap Verecek’’

En doğal demokratik hakkını kullanan, bu kadar masum, bu kadar mazlum, suçsuz günahsız onurlu direnişçi insanın ahı çıkar aheste, aheste.

Tarihte; Kerbela direnişi, Şah İsmail, Kalender Çelebi, Baba İshak, Hasan Sabbah, Şeyh Bedrettin, Torlak Kemal, Pir Sultan Abdal ve daha nice onurlu isyan, ayaklanma ve direniş var.

Ve bu günlerde , ‘’ONURLU GEZİ PARKI – TAKSİM DİRENİŞİ ‘’ var. Selam olsun sana Gezi Parkı – Taksim Direnişi. Selam olsun size, tüm baskı ve zulme karşın  can pahasına onurlu direnişçi HALK. Size ve göstermiş olduğunuz bu onurlu direnişe, ancak ve ancak saygı duyulur.

Bu onurlu mücadeleniz karşısında saygıyla eğiliyorum.

Sevgiyle kalın, hoşçakalın

27.06.2013 St. Pölten

İç savaş mı tetikleniyor?

Gülbey Köseoglu

Özellikle son günlerde yaşanan, MİT-Yargı çekişmesi, Uludere’de yaşananlar, 34 suçsuz günahsız, gencecik insanın katledilmesi, ‘dindar gençlik yetiştirme’ tartışmaları vs. akıllara; iç savaş mı tetikleniyor? sorusunu getiriyor. Mit-Yargı çekişmesinde ki kriter; kurumların güç kimdeyse, iktidar kimin elindeyse onların düşünce ve istekleri doğrultusunda düzenlenir olduğu, devlet kurmlarında mevzilenme, benim adamım, benim düşüncem hakim olmalı anlayışı,  bilinen ve alışılagelmiş geleneksel algıdır. Türkiye Cumhuriyeti tarihi, özellikle alevilere, kürtlere ve gayrimüslümlere yapılan katliamlar tarihi olduğu da bilinen gerçekliktir.

‘’Dindar gençlik yetiştireceğiz’’ söyleminden, acaba mücahit mi yetiştirileceği anlaşılmalıdır? Mücahit; savaşçı, İslam adına savaşan, canı kanı pahasına, İslam dini yeryüzünde hakim kılınıncaya kadar, Allah için yeminli savaşçı anlamındadır. Siyasal islamcılara göre ‘cihat’ yani İslam dini için verilen savaş; İslam dini hakim kılınıncaya kadar devam eder. Ancak cihat için kullanılan araçlar şekil değiştirmiştir. Cihat artık at üstünde kılıç kalkanla değil, heyatın her alanında ve tüm araçlar kullanılmalıdır. Masa başında bile cihat uygulanabilir ve kalem, bilgisayar birer cihat aleti, hatta yalan ve hile bile bir araçtır. Onlara göre cihat; İslam olmayan, gayri müslüm olanlara, Kuran’ın hükümlerini onlar gibi yerine getirmeyenlere karşı savaşmak olduğu için, kendileri gibi inanmayanlara uygulanacak herşey mübah sayılır.

Siyasal İslam’ın iktidarda olduğu, sürekli ve çok hızlı gündem değişikliği yaşayan ülkemiz, bir iç savaşın eşiğinde, tam bir karmaşa yumağı olup, bu kargaşa ortamında, özgürlükten demokrasiden, özgür ifade, özgür iradeden bahsetmek mümkün değildir. İnanç, eğitim, kültür, sanat, AKP zihniyetine uygun düşmeyen ne varsa, hiç bir geçerliliği yok ve onlara göre ya ucube ya batıl ya da sapkındır. AKP zihniyeti insani değerlerin tümünü tahrip etmiş, çağdaş, demokratik, laiklik hukuk devleti anlayışı sadece söylemde kalmıştır. Ülke genelinde her alanda batı standartlarından çok uzak fiili bir durum hüküm sürmektedir. AKP hükümeti medyadan tutun da yargı organlarına değin, neredeyse denetim altına almadığı kurum kalmamıştır.

AKP’nin yandaşı olmayan, onun istediği gibi davranmayan medya susturulmuş, susturulamayanların birçoğu tutuklanmış ve birçoğu da sürekli tehdit altında, ne zaman, hangi gecenin kör karanlığında, evlerine baskın yapılacak endişesiyle yaşamak zorunda bırakılmışlardır. Ülke genelinde ve her alanda, değim yerindeyse tam bir AKP korku imparatorluğu kurulmuştur. Ülkede kendileri gibi olmayanlar ötekileştirilirken; inançsal, etnik, kültürel sorunlar inkar edilirken, eli kanlı katiller, katliamlar gerçekleştiren caniler korunup, kollanmaktadır. Katliamlarda yer alan ve şu an Avrupa’da yaşadıkları bilinen katillerin iade istemleri yapılmayarak, yandaşlarını koruduklarını açıkça ortaya koymaları manidardır.

Kendi kapısının önünü süpürmeyen ev sahibi misali, AKP Hükümeti mazlumlara sahip çıkıyor rolünü üstlenmiş, mazlumlardan yanaymış oyununu oynamaktadır. Amerikan Emperyalizminin bölgedeki çıkarlarına yönelik genel politikasından kaynaklı, komşu ülkelerde yaşanan olumsuzlukları bir şekilde fırsat bilip, Amerika’nın desteğini de alarak, Türkiye coğrafi yapısının vermiş olduğu olanakları, AKP kendi anlayışlarını hayata geçirmek için bir avantaj olarak kullanmaktadır.

Yaşanan tüm bu olumsuzluklara karşın, şimdilik küçük çapta, geniş kitleler tarafından ilgi görmeyen, fazlaca ses getirmeyen eylemleri, görmek mümkün. Zaman ne gösterecek, bekleyelim görelim mi dersiniz?!. Sevgiyle kalın, hoşça kalın

Gülbey Köseoglu AABF GENEL SEKRETERİ  

Aleviler herzamankinden daha çok dikkatli ve birlik içinde hareket etmek durumundadır!

Gülbey Köseoğlu

Aleviler bugün dünden daha da çok dikkatli olmalıdır. Aleviler, tarih boyunca yok sayılan, varlıklarına tahammül edilmeyen, hep katliam, acı ve gözyaşı ile yaşamış mazlum bir toplum olmuşlardır. Zalime karşı mazlumun yanında yer almayı ilke edinmişler ve en zor koşullarda bile bu ilkelerinden ödün vermemişlerdir.

Tarih boyunca fiili saldırılara uğrayan, katledilen, yok edilmeye çalışılan ve bitirilemeyen Alevilere saldırılar bugün daha da artırılmış ve daha kapsamlı bir hal almıştır. Geçmişte sadece Aleviler fiili olarak yok edilmek, ortadan kaldırılmak istenirken, bugün Alevilik yok edilmek istenmektedir. Alevilere ve Aleviliğe tahammülsüzlük o kadar yoğunlaştı ki, artık alevi mezarlıklarına dahi tahammül edilmediği boyutlara ulaştı.

Binlerce Alevi’yi katleden Yavuz Sultan Selim’in isminin yeni yapılan köprüye verilmesi, zorunlu din dersleri, diyanetin varlığı, alevi köylerine Cami yapılması, 4+4+4+ sistemi, sözlüklerde yer alan karalamaya yönelik yakıştırmalar vb. Alevilere ve inanç mekânları olan Cem Evine yapılan hakaretler ardı arkası gelmeyen işkencedir.

AKP’nin yandaş medyası tarafından neredeyse her gün Aleviler üzerine yalan yanlış haberler yapılmaktadır. Ülke genelinde ve her alanda uygulanan baskı ve zulümden dolayı, sisteme karşı gelişen eylemlerin sorumlusu olarak yalnızca Aleviler hedef gösterilmektedir. Bir yandan da Alevilere sanki iyilik yapıyorlarmış gibi, Alevilerin yoğun olarak yaşadıkları mahalle ve semtlere, ihanetçi, yol düşkünü işbirlikçiler aracılığı ile Aleviliği ve Alevileri asimile etmek, yok etmek için, Cami-Cem Evi-Aşevi tuzak projesinin çalışmaları sürdürülmektedir.

Alevi inancının da gereği, zalime karşı mazlumdan yana taraf olma geleneğini Aleviler, tarih boyunca sürdüre gelmişlerdir. Geçmişte olduğu gibi, bugün de bu geleneklerini devam ettirmekteler. İnsanın eşit koşullarda, eşit yaşam hakkı, eşit yurttaşlık,doğa dengesinin korunması gibi, haktan hukuktan yana olan, tüm demokratik eylemlerde ön saflarda yer almaktalar. Bir yandan da kendi inançları ile ilgili mücadelelerini sürdürmekteler.

Konuyu çok fazla uzatmamak adına geçmişi uzun uzadıya anlatma gereği duymuyorum. Aleviler bu gün dünden daha çok sistematik bir şekilde yalnızlaştırılmaya, dışlanmaya çalışılmaktadır. Aleviler yoğun olarak yaşadıkları bölgelerde hapsedilmek, sıkıştırılmak istenmektedir. Tuzlu çayırda, tuzak projenin temeli atılma esnasında yaşananlar bunlardan sadece bir örnektir.

Alevilerin yalnızlaştırılmak istenmesi Aleviler açısından durumu değiştirmez, mücadele etmelerine engel teşkil etmez, etmemelidir. Doğal olarak etki neredeyse tepki alanı da orası olacaktır ve tepkisiz kalınamaz kalınmamalıdır. Çoğu zaman; ani gelişen eylemlerin yerini ve mekânını belirleyemeyebilirsiniz, erteleme şansınız olmayabilir. Bu mümkün olsa bile ertelenen tepki amacından uzaklaşmış olacaktır ki çok fazla işe yarayacağı söylenemez.

Bu ülkenin aydınlık yüzü olan Aleviler; emekten, ezilenden, devrimci, demokrat, sosyalist, laik ve yurtseverlerden yana taraf olan Alevilerin inançları ile ilgili sorunları diğer sorunlardan ayrıştırılamaz. Aleviler üzerinden oynanan oyunların fark edilmesi çokta zor olmasa gerek.

Alevilik ve Alevilere yönelik yapılan haksızlıklara karşı yürütülen mücadelede, Alevi dostları, Alevilerin yanında olamıyor veya olamayacaklarsa, sorgulanması gereken; Alevilerin yoğun olarak yaşadıkları alanlarda, zorunlu olarak gelişen tepkileri ve mücadelesi olmamalıdır.

Gelişen olay ve duruma göre, Aleviler nasıl ki dostlarının yanında olması gerekiyor ise; dostlarını yanlarında görmekte Alevilerin en doğal hakkı olsa gerek. Hiç kimse, hiçbir kurum Alevileri yedek güç olarak görme hakkına sahip olmamalıdır. Aksi halde sistemin böl parçala yönet taktiği geçerli olacaktır ki, kaybeden ezilen tüm mazlumlar, kazanan ise egemen güçler olacaktır. " Ya hep beraber ya hiç birimiz kurtuluş yok tek başına "

Bu anlamda, Aleviler ve baskı altında olan herkes, herzamankinden daha çok dikkatli ve birlik içinde hareket etmek durumundadır.!           

Gülbey Köseoğlu
AABF Gen.Sekreteri

Yol TV

Yol Club

Yazarlar


IMAGE

Asure ve Laiklik
Salı, 25 Ekim 2016
Turan Eser Ankara...
IMAGE

Reina katliamını lanetliyorum
Pazar, 01 Ocak 2017
Ali Kenanoğlu...
IMAGE

Benim Oy'um, HAYIR!
Salı, 24 Ocak 2017
Aliekber...
IMAGE

Saraç'tan suç duyurusu çağrısı
Cuma, 03 Nisan 2015
Nejdet Saraç...
IMAGE

Türkiye’de Alevi olmak
Perşembe, 13 Mart 2014
Ercan Geçmez...
IMAGE

AKP Halka Hesap Verecek
Salı, 05 May 2015
GÜLBEY KÖSEOGLU...
IMAGE

Xızır Orucu
Perşembe, 16 Şubat 2017
Ali Rıza Ulucan...
IMAGE

ADOLF TAYYİP ERDOĞAN KÖLNDE ÇOK MUTSUZDU
Pazar, 25 May 2014
Alaattin Şahan...
IMAGE

Biz Berkin'iz. Ağlama ulan, ses ver!
Perşembe, 13 Mart 2014
Ece Temelkuran...
IMAGE

Kapanmayacak Bir Yara
Cuma, 04 Temmuz 2014
Murat Meriç...

Link1 | Link2 | Link3

Copyright © 2014. All Rights Reserved.