• Ortak güç oluşturmayı çok önemsiyoruz!

    Ortak güç oluşturmayı çok önemsiyoruz!

  • Reina katliamını nefretle kınıyoruz!

    Reina katliamını nefretle kınıyoruz!

  • Hızır hepimizin yar ve yoldaşı olsun!

    Hızır hepimizin yar ve yoldaşı olsun!

  • Alevi Medyası susturulmaya çalışılıyor!

    Alevi Medyası susturulmaya çalışılıyor!

  • GÜN BİRLİK GÜNÜDÜR CANLAR

    GÜN BİRLİK GÜNÜDÜR CANLAR

Xızır Orucu

Ali Rıza Ulucan

Hızır, bugün oldukça geniş bir coğrafyada dara düşenlerin, haksızlığa uğrayanların, ezilenlerin, karda tipiye tutulanların, çığda kalanların, denizde boğulmak üzere olanların, işkence görenlerin, hastaların, fakirlerin, yetimlerin, kimsesizlerin imdadına koşan “yetiş imdadıma ya Hızır” diyerek çağırdıkları ortak bir Uludur. Hızır; Alevilere göre, kimi zaman bir melek, kimi zaman bir kurtarıcı, kimi zaman bir yaratıcı ve Allah‘ın temsilcisidir.
koruyucu, kurtarıcı, yaratıcı, yardımcı kimliği nedeniyle; yarı insan, yarı melek, yarı peygamber simgesi olarak karşımıza çıkabiliyor.
Hızır Anadolu insanı için her zaman doğru, çalışkan, her yerde hazır ve nazır, adaletli, yardımsever, dar günde imdada anında yetişen, Bilge, Ulu, Evliya veya Derviş’tir.

Halk Arasında Xızır’ın zorda olanların yardım dilediği zamanlarda bir kurtarıcı olduğuna inanılır. Kul sıkışmadıkça Xızır yetişmez. Bazen hiç bilmediğiniz bir zamanda gelir, siz hiç Xızır olduğunu bile anlamazsınız.
Ama bir Xızır’ı hayal edin deseniz, herkes gözünü kapatsa bir Xızır’ı hayal etse, herkesin hayalindeki Xızır, ak saçlı, ak sakallı, beyaz kıyafetli, Boz atlı Ulu bir Evliyadır Xızır’ın karalarda, İlyas’ın ise denizlerde kurtarıcı olduğuna inanılır.

Alevi inancına göre, Xızır orucunun son günü bekâr kız ve erkekler oruçlarını açtıklarında su içmezler. İnanışa göre, niyet edip uyuduklarında rüyalarında evlenecekleri kişi onlara su verir ya da evlenecekleri yerden su içerler. Veya Rüyasında yaşamında nelerin olacağını görür. Ne meslek sahibi olacaklarını, kaç çocuğunun olacağı, zengin mi? fakir mi? olacaklarını görürler.
Ve yine genç bekâr Kızlar ve Erkekler orucun son günü pişirilen lokmanın hamurundan bir parça hamur kopararak ateşin altında pişirirler. Daha sonra pişirilen bu küçük parça lokmayı evlerinin dışardaki saçaklarına koyarlar ve beklerler. Lokmayı almaya gelen Kuş lokmayı hangi yöne ve hangi evin çatısına konarsa o genç o evden evlenir. Bu durumda kimisi sevinir, kimisi de üzülür. Lokmayı alan kuş gençlerin sevgilisinin evinin damına veya sevgilisinin olduğu yöne götürürse sevinirler. Sevgililerin olduğu eve veya yöne götürmezse üzülürler.

Xızır Orucu Nedir?
Xızır Oruçları hakkında birçok rivayet vardır
Öte yandan Hızır’ın yaşadığı dönemle ilgili olarak çeşitli düşünceler bulunmaktadır.
Xızır Kültünün izlerini Nuh Tufanında, Tevrat’ta. İncil’de ve Zebur’da bahsedildiği söylenir. Yakın tarihimizde, Anadolu’da da Hace Bektaş Veli, Abdal Musa, Şah Kulu, Seyyit Battal Gazi, Hamza Baba, Pir Sultan Abdal ve Dersim’deki Düzgün Baba’da olduğu gibi Alevilerin ziyaret yerleri ve önderleri bünyesinde yaşatıldığını biliyoruz.
Ancak, Xızır’ın Hz. İbrahim döneminde yaşadığı Babil’den göç ettiği tezleri ile birlikte, Süleyman peygamber döneminde de yaşadığını iddia edenler bulunmaktadır.
Ancak, üzerinde ciddiyetle durulan iddialardan biri de Xızır’ın Hz. Musa’dan çok önce, İran hükümdarı Efridûn döneminde yaşadığı söylenir. Bir başka iddia ise, Xızır’ın Hz. Musa döneminde yaşadığını anlatan bir görüştür.
Bütün bunlara rağmen en ilginci Arap kültüründe ve Kuran’da hiç bahsetmemesi. Xızır bile bunlara sırtına dönmüş olması. Ancak Alevi inancında en çok dillendirilen rivayet şöyledir; Rivayete göre; İmam Hasan ve İmam Hüseyin hastalanırlar. Bunun üzerine bilgisine başvurulan Hz. Muhammed, Allah rızası için üç gün oruç tutmalarını tavsiye eder. Hz. Ali ve Hz. Fatma çocuklarının şifa bulması için üç gün oruç tutarlar.
Birinci günün akşamı oruç açmak için mütevazı bir sofra hazırlarlar. Tam başlamak üzereyken kapıya bir yoksul gelip ve yemek ister. Bunun üzerine hazırladıkları yiyeceği o yoksula verirler ve sadece su ile oruç açarlar.
İkinci gün tekrar oruç vaktinde kapıya bir yetim gelerek aç olduğunu söyler. Bu defa da hazırlanan yiyeceklerini yetime vererek tekrar su ile oruç açarlar.
Üçüncü gün de oruç vakti kapılarına bir esir gelip çok aç olduğunu söyleyince tekrar yemeklerini esire verip su ile oruçlarını açarlar.
Böylece Allah'a ahdettikleri üç günlük oruçlarını aç kalmalarına rağmen tutarlar.
Alevi inancına göre, Hz. Ali ile Hz. Fatma'yı üç gün yoksul, yetim ve esir kişiliklerine bürünerek deneyen kişilerin Xızır Aleyhisselam olduğuna inanılır., Hasan ve Hüseyin yeniden iyileşirler, Aleviler de dualarının kabul olması ve sıkıntılarının giderilmesi için her yıl üç gün Xızır oruç tutarlar.

Xızır Orucu Hangi Tarihlerde Tutulur?
Bu oruç, şu anki Takvime göre, şubat ayının 2. Haftasının sonu perşembeye gelecek şekilde Salı, Çarşamba, Perşembe günleri tutulur. Ancak günümüzde Alevi kurumları ve Dedeleri bir karar aldılar, dediler ki; “Bundan sonra bu iş tek bir tarihe gelsin ve 13-14-15 Şubat olarak belirlendi.
Bu arada Xızır inancının Anadolu‘ yüzlerce yıl önce göç edenler aracılığıyla Arnavutluk’a oradan da Makedonya’nın Tetova kentinde bulunan Harabâti babaya kadar taşındığını, gelenek ve görenekleriyle Balkanlarda yaşatılmakta olduğunu biliyoruz. Türkiye’den 1960’lı yıllarda işgücü olarak, Almanya ve Avrupa ülkelerine gönderilen Aleviler aracılığıyla Xızır’ın Avrupa’ya ve hatta Amerika’ya kadar yayılmıştır.
Xızır Orucu Anadolu’da bölgelere göre farklı olarak tutulmaktadır. Örneğin Dersim’de yaşamakta olanlar, ocak ayının yarısından sonra oruç tutmaya başlarlar. Şubat Ay’ının ortasına kadar üst üste üç gün (salı-çarşamba-perşembe günleri) tutarlar. Perşembe günü aynı zamanda Pir gelmişse Cem tutulur.
Hızır orucu; köy köy, aşiret aşiret değişmektedir. Bunun iki nedeni vardır.
Birincisi; inanca göre Xızır’ın yaşlı olması nedeniyle yorulmaması içindir. Çünkü Hızır köy köy, ev ev dolaşarak küskünleri, dargınları barıştırır zorda olanların yardımına koşuyor.
İkincisi; Anadolu’da eskiden dedeler, pirler, rehberler, tüm taliplerini genellikle yürüyerek dolaşmak zorunda kaldıklarından tüm köylere, aşiretlere aynı gün veya hafta (oruç tutulan üç gün) ulaşmaları mümkün olmadığı için Xızır Orucu yörelere göre değişmiştir. Çünkü; Hızır hangi köye, hangi eve giderse o köye o eve barış, sevgi, sağlık, huzur ve uğur getirdiğine inanılır.

16.02.2017

ALEVİLERDE KURBAN BAYRAMI VE KURBAN

Ali Rıza Ulucan

Bayramlar: Umuttur, özlemdir, barıştır, sevgidir, saygıdır, güzelliktir, geleceğe niyettir, inançtır, gelenek ve göreneklerimizin bir bütünüdür.

Kurban
Sözlükte yaklaşmak, Allah’a yakınlaşmaya vesile olan şey anlamlarına gelen kurban, dinî bir terim olarak, ibadet maksadıyla, belirli şartları taşıyan hayvanı, kurban bayramı günlerinde usulüne uygun olarak kesmeyi ve bu amaçla kesilen hayvanı ifade eder.
Kurban günümüz den binlerce yıl önce ve antik çağdan beri değişik inançlarda ve uluslarda farklı şekillerde, çeşitli hayvanlar ve insanlar kurban edilmiştir.

Tanrı, insanları İbrahim Peygamber aracılığı ile insanı kurban etmekten kurtarmış. Yoksa insanlar, insanı kurban etme, gibi korkunç bir geleneğe sahip olabilirlerdi ve insanları bu korkunç gelenekten de hiç kimse vazgeçiremezdi.

Kurban, insanın Tanrı’ya yaklaşmasına ve O'nun rızasını kazanmasına vesile olan bir ibadettir. İnsan kurban kesmekle Tanrı’ya olan yakınlığını ve O'nun yüceliğine bağlılığını gösterir ve Tanrı’nın rızasını kazanmak için her türlü fedakârlığa katlanacağının göstergesidir.

Bir efsaneye göre, İbrahim Peygamber’in çocukları olmuyormuş, bir gün Tanrı’ya dua ederken bir adakta bulunuyor. Eğer bir erkek evladım olursa Tanrı’ya kurban edeceğim diyor. Gel zaman git zaman İbrahim Peygamberin çocukları oluyor.

Her ne olmuşsa İbrahim Peygamber, adağını unutmuş, bir gün rüyasında oğlu İsmail’i kurban ettiğini görüyor. İbrahim Peygamber, Adak olayını ve rüyasını Oğlu İsmail’e anlatıyor. Oğlu İsmail tereddüt etmeden babasına baba adağını yerine getir der.

İbrahim Peygamber ertesi gün adağını yerine getirmek için oğlu İsmail’i kurban etmek üzere iken (kesmek isterken). Tanrıdan bir Melek aracılığı ile İbrahim Peygamber’e bir koç gönderir. Melek, İbrahim Peygamber’e derki sen kendin ve biricik oğlunla, Tanrı’ya teslim oldunuz, Tanrı oğlun İsmail’in yerine bu koçu kesmeni istedi. İbrahim peygamber hemen Tanrı’nın buyruğunu yerine getirerek, Oğlu İsmail’i kesmekten vaz geçer. Tanrı tarafından kendisine gönderilen koçu kurban olarak keser.

Bu vesile ile Tanrı, insanları İbrahim Peygamber aracılığı ile insanı kurban etmekten kurtarmış oldu. Yoksa insanlar, insanı kurban etme, gibi korkunç bir geleneğe sahip olabilirlerdi ve insanları bu korkunç gelenekten de hiç kimse vazgeçiremezdi. Bu ve benzeri efsaneler çok anlatılır ayrıca kurban kesme olayı İslam’dan öncede var.

Alevilerde kurban ne zaman kesilir?
Alevilerin kutsal bayramı, kurban bayramıdır. Alevilerde çok kurban kesilir diyebiliriz, bunlar genellikle ’’Adak’’ olarak kesilen kurbanlardır: Bir ailede çocuk doğarken kurban kesilir, erkek çocuk askere giderken ve gelirken kurban kesilir, Mürşit, Pir ve Rayber geldiğinde kesilir, Hızır orucunda kesilir, Cem yaparken kesilir, Oniki İmamlar mateminin sonunda kesilir. Eskiden güneş ve ay tutulurken lokma pişirilip dağıtılır, durumu iyi olanlar kurbanda keserlerdi. Bunun anlamı gecemizin ve gündüzümüzün aydınlığı bir daha solmasın. Kirvelikte Erkek çocuk sünnet edilirken törenden önce kurban kesilir, müsaipler birbirine ikrar verdiklerinde kurban kesilir. İnsanlarımız rüya gördüklerinde de kurban keserler.

Kurban Bayramı Tanrı’ya olan bağlılığımızın bir ifadesidir.
Kurban Bayramı, Alevilerde çok önem verilen kutsal bir bayramdır. Kurban Bayramı’nda ibadet niyetiyle belli hayvanlardan birini keserek yapılan bir ibadettir
kurban, biz de sosyal yardımlaşma ve dayanışmanın bir örneğidir. Kurban kesme kişinin isteğine bağlıdır, maddi durumu iyi ise kesebilir, değilse kesmek zorunda değildir. Her gün dünyada sayısız hayvan kesilir ve bundan çoğunlukla varlıklı kimseler yararlanır. Halbuki kurban bayramında kesilen kurbanlardan daha çok yoksul insanları ve çocukları mutlu etmeliyiz. Alevilerde her aile kurban kesebileceği, gibi bir kaç aile birleşip büyük baş bir hayvanı beraber kesebilirler. Kesilen kurban eşit olarak paylaştırılır, daha sonra ev halkı doyası yedikten sonra, komşulara eşit bir şekilde dağıtılır.

Bayram’da hayatın bitmek tükenmek bilmeyen sıkıntıları güçlülükleri içimizdeki stresi atarak bir yeninin başlangıcı başlanır, toplum birbirleriyle kaynaşır, kutlamalar yapılır. Bayramda baklava, börek ve çeşitli yemekler yapılır, kurbanı olan kurbanı keser, yeni ve temiz giysiler giyilir. Ailede küskünler varsa barışır. Çocuklar anne ve babalarının ellerini öper bayram harçlığı alırlar. Komşular birbirlerini ziyaret ederler, küskünler varsa barıştırılır. Bayramlarla ilgili masallar, hikayeler ve efsaneler anlatılır, anılar tazelenir. Aile mezarları ziyaret edilir. Yaşlılara, yoksullara, yetim ve kimsesiz çocuklara ziyarete gidilir, hediye verilip sevindirilirler. .

Önemli Not:
Değerli canlar benim şahsi görüşüm, kurban kesmek yerine kurbanın tutarı kadar parayı Derneklerimize, Cem evlerine bağış yapılırsa daha makbule geçeceğine inanıyorum ve böylece bir hayvanını canını kurtarmış oluruz.

Saygılarımla
Ali Rıza Ulucan

Yol TV

Yol Club

Yazarlar


IMAGE

Asure ve Laiklik
Salı, 25 Ekim 2016
Turan Eser Ankara...
IMAGE

Reina katliamını lanetliyorum
Pazar, 01 Ocak 2017
Ali Kenanoğlu...
IMAGE

Benim Oy'um, HAYIR!
Salı, 24 Ocak 2017
Aliekber...
IMAGE

Saraç'tan suç duyurusu çağrısı
Cuma, 03 Nisan 2015
Nejdet Saraç...
IMAGE

Türkiye’de Alevi olmak
Perşembe, 13 Mart 2014
Ercan Geçmez...
IMAGE

AKP Halka Hesap Verecek
Salı, 05 May 2015
GÜLBEY KÖSEOGLU...
IMAGE

Xızır Orucu
Perşembe, 16 Şubat 2017
Ali Rıza Ulucan...
IMAGE

ADOLF TAYYİP ERDOĞAN KÖLNDE ÇOK MUTSUZDU
Pazar, 25 May 2014
Alaattin Şahan...
IMAGE

Biz Berkin'iz. Ağlama ulan, ses ver!
Perşembe, 13 Mart 2014
Ece Temelkuran...
IMAGE

Kapanmayacak Bir Yara
Cuma, 04 Temmuz 2014
Murat Meriç...

Link1 | Link2 | Link3

Copyright © 2014. All Rights Reserved.